
Arabuluculuk tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği hukuk uyuşmazlıklarının bağımsız, tarafsız, arabuluculuk siciline kayıtlı bir uzman yardımıyla sona erdirilmesi için yapılan çözüm müzakerelerine verilen isimdir. Daha basit bir deyişle üçüncü bir kişinin yardımı ile tarafların bir araya gelerek aralarındaki hukuku uyuşmazlığına bir çözüm arayışında bulunmalarına arabuluculuk adı verilmektedir.
Arabuluculuk yoluna yasa gereği ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıklar yönünden başvurulması mümkündür. Bu durumda örneğin: işçi işveren arasında yaşanan kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret alacağı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, sendikal tazminat alacağı, iş kazasından doğan maddi ve tazminat alacakları gibi konularda arabuluculuğa başvurulması mümkündür. Ticari uyuşmazlıklar bakımından ise sözleşmeden doğan alacak hakları, sözleşme şartlarına uyulmaması, haksız fiilden doğan alacaklar, ortaklar arası alacaklar, sigorta alacakları vs. gibi uyuşmazlıklar bakımından arabuluculuk yoluna gidilmesi mümkündür. Yine tüketici hukuku bakımından da benzer şekilde alacak taleplerine ilişkin arabuluculuk yoluna başvurulabilir. Benzer biçimde diğer alanlarda da arabuluculuk yoluna başvurulabilir.
Öncelikle arabuluculuk yolu hukuk uyuşmazlıkları için öngörüldüğünden ceza davaların ve idari yargının görev alanına giren devlet ile olan uyuşmazlıklar bakımından arabuluculuğa başvurulması mümkün değildir. Bunun yanında tarafların üzerinde tasarruf yetkisi bulunmayan boşanma, iştirak nafakası, aile içi şiddet iddiası içeren aile uyuşmazlıkları gibi alanlarda da arabuluculuk yoluna gidilemez. Ayrıca yine tarafların üzerinde tasarruf imkanı bulunmayan isim değişikliği, vesayet gibi kişiler hukuku alanlarında da arabuluculuğa başvurulamaz.
Arabuluculuğa dava açılmadan önce başvurulabileceği gibi dava açıldıktan sonra da başvurulması mümkündür. Ancak uygulamada işçiler hatta bazen işverenler tarafından henüz iş akdi sona ermemişken arabuluculuk yoluna başvurulduğu durumlara rastlanmaktadır. Burada dikkat edilmesi gereken işçinin feshe bağlı alacakları olan kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, işe iade tazminatları, yıllık izin alacağı gibi hakları ancak iş akdinin sona ermesinden sonra doğacağından iş akdi devam ederken söz konusu haklara ilişkin yapılan bir anlaşmanın geçersiz olmasına neden olabileceğidir. Bu noktada hak kaybına yol açılmaması adına arabuluculuk yoluna başvurmadan önce bir avukata danışılması ve avukat ile birlikte hareket edilmesi tavsiye edilmektedir.
Arabuluculuk görüşmelerine katılmak anlaşma anlamına gelmemektedir. Taraflar arabuluculuk süreci boyunca anlaşma veya anlaşmama yolunda kendi kararını verme hakkına sahiptir. Bu sebeple arabuluculuk sürecine veya görüşmelere katılmanın taraflar açısından hiçbir zararı bulunmamaktadır. Önem arz eden tek husus ise sürecin sonunda düzenlenecek tutanakların iradenize uygun olmasıdır. Bu sebeple taraflar anlaşma sağlanmaması halinde anlaşmama tutanağı, anlaşma sağlanması halinde iradesine uygun anlaşma tutanağı tutulmasına özen göstermelidir.
İhtiyari arabuluculuk bakımından arabuluculuk sürecine veya toplantılara katılmamak herhangi bir hak kaybına yol açmaz. Ancak dava şartı kapsamındaki arabuluculuk başvurularında tarafların ilk toplantıya katılmayan taraf dava sonucunda haklı çıksa dahi yargılama giderleri ve vekalet ücretini ödemekle yükümlü tutulmuştur. Bu sebeple dava şartı kapsamındaki arabuluculuk görüşmelerine katılım sağlanması önem arz etmektedir.
Arabuluculuk yasa gereğince tümüyle iradi bir süreçtir. Taraflar sürecin başından sonuna kadar kendi kararlarını verme hakkına sahiptir. Bu sebeple taraflar süreç sonucunda anlaşmaya varmak zorunda değildir.
Arabuluculuk taraflara uyuşmazlığı alanında uzman bir arabulucunun yardımıyla hızlıca ve ilam niteliğinde bir belge niteliğinde olan anlaşma ile sonlandırma imkanı tanıdığından yargılama usulüne göre oldukça hızlı ve düşük maliyetli bir uyuşmazlık çözüm yöntemidir. Taraflar süreci iradi olarak yürüttüklerinden anlaşma şartlarını kendi iradelerine uygun olarak belirleyebilmekte ve bu sebeple üçüncü bir kişinin kararına ihtiyaç olmamaktadır. Bu nedenle de olası pek çok yargılama riski ve yargılama maliyetleri ortadan kaldırılmaktadır. Ayrıca tarafların süreci iradi olarak yürütmeleri sebebiyle de olası bir anlaşma halinde anlaşmaya uyma oranları yüksek olacaktır.
Arabuluculuğuna dezavantajı tarafların süreci sona erdiren anlaşma metnini özenli hazırlamaması, metinde boşluklar ve uygulanması mümkün olmayan hükümlere yer verilmesi veya tarafın avukatı bulunmaksızın sürece katılması nedeniyle baskı alında kalarak uygun olmayan şartlarda anlaşma imzalaması gibi hallerde ortaya çıkmaktadır. Arabuluculuk süreci sonunda anlaşılan konular üzerinde yasa gereğince her türlü talep ve dava hakkı sona erdiğinden sürece katılımda ve anlaşma sağlanmasında alanına uzman bir avukattan yardım alınması önem arz etmektedir.
Arabuluculuk süreci sonunda anlaşılan konular üzerinde yasa gereğince her türlü talep ve dava hakkı sona ermektedir. Bu sebeple sürece katılımda ve anlaşma sağlanmasında alanına uzman bir avukattan yardım alınması önem arz etmektedir.
Arabuluculuk yasa gereğince iradi bir süreç olduğundan hiç kimse arabuluculuk tutanağını imzalamaya zorlanamaz. Bu sebeple işverenin işten çıkışı yapmak için arabuluculuk anlaşması imzalamayı zorunlu tutması tümüyle hukuka aykırıdır. Bu durumda tutanak imzalansa dahi Yargıtay içtihatlarınca tutanağın baskı ve zorlama altında imzalandığı gerekçesiyle iptaline karar verilebilmektedir. Bu sebeple böyle bir durumla karşılaşılması halinde uzman bir avukattan yardım alınması önem arz etmektedir.
Arabuluculuk süreci sonunda anlaşılan konular üzerinde yasa gereğince her türlü talep ve dava hakkı sona ermektedir. Bu sebeple arabuluculuk anlaşma belgesi taraflara güçlü bir koruma imkanı sağlamaktadır. Ancak bu noktada dikkat edilmesi gereken bazı hususlar mevcuttur. Öyle ki iş akdi sona ermeden önce feshe bağlı alacaklar doğmayacağından bu süreçten önce yapılan arabuluculuk anlaşmaları mahkemelerce iptal edilebilmektedir. Bu sebeple öncelikle iş akdinin sona ermesi için bir anlaşma sağlanmalı, yani karşılıklı olarak ikale gibi bir sözleşme imzalanmalı veya iş akdi işverence sona erdirilecekse fesih işleminin tamamlanması sağlanmalıdır. Ardından ise feshe bağlı işçilik alacaklarında anlaşma sağlanması için arabuluculuk yoluna başvurulacaksa işçiye karşı herhangi bir baskı olmaksızın sürecin başlatılması ve bağımsız, tarafsız bir arabulucu yardımıyla sürecin yürütülmesi önem arz etmektedir. Süreci yürütecek arabulucu ile işveren arasında tarafsızlık ilkesini zedeleyecek bir bağ bulunması, sürecin ve aşamaların atlanarak görüşme yapılmaksızın anlaşma belgelerinin imzalanması gibi hallerde yine anlaşma belgesinin mahkemece geçersiz sayılmasına yol açabilecektir.
Arabuluculuk sürecinde anlaşma belgesi taraflarca ve taraf avukatlarınca birlikte imzalanması halinde yasa gereğince doğrudan ilam niteliğinde belge sayılmaktadır (HUAK m. 18/4; Av. Kn. m. 35/A) Bu sebeple karşı tarafın anlaşma şartlarına uymaması halinde anlaşma doğrudan ilamlı icraya konu edilebilmekte ve karşı taraf cebri icra yoluyla ödeme yapmaya veya anlaşmaya uymaya zorlanabilmektedir. Anlaşma belgesinde taraflardan birinin avukatının imzasının olmaması halinde ise anlaşma belgesi ancak mahkemeden alınabilecek icra edilebilirlik şerhi ile ilamlı icraya konu edilebilmektedir.
Arabuluculuk tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği hukuk uyuşmazlıklarının bağımsız, tarafsız, arabuluculuk siciline kayıtlı bir uzman yardımıyla sona erdirilmesi için yapılan çözüm müzakerelerine verilen isimdir. Daha basit bir deyişle üçüncü bir kişinin yardımı ile tarafların bir araya gelerek aralarındaki hukuku uyuşmazlığına bir çözüm arayışında bulunmalarına arabuluculuk adı verilmektedir.



