
Tarafların, sözleşme veya sözleşme dışı bir hukuki ilişkiden doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlıkların tamamı veya bir kısmının çözümünün bağımsız ve tarafsız üçüncü kişi konumundaki hakem veya hakem kuruluna bırakılması hususunda yaptıkları anlaşmadır. Tahkim yargılaması (kanuni istisna haller dışında) halihazırda tarafların karşılıklı anlaşması ile veya ana sözleşmeye konulacak bir hüküm uyarınca başvurulabilecek bir uyuşmazlık çözüm yoludur. Taraflar uyuşmazlıklarının tahkim yoluyla çözülmesinde kurumsal bir tahkim merkezinin kurallarını kabul edebilirler. Bunun yanında taraflar herhangi bir merkeze bağlı olmayan üçüncü bir kişi veya kurulun yardımıyla (ad hoc tahkim) ile de uyuşmazlıklarının çözülmesini isteyebilirler. Tahkim yoluna başvurulması ile birlikte uyuşmazlık belirlenen hakem ve hakemler tarafından nihai olarak sonuçlandırılacak ve tıpkı geçerli bir mahkeme kararı gibi hüküm doğuracaktır. Bununla birlikte hakem kararına itiraz yolu ulusal ve uluslararası düzenlemelerde çok sınırlı haller bakımından uygun görülmektedir.
Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri (ayni haklara ilişkin talepler hariç) kat karşılığı inşaat sözleşmeleri, kira sözleşmeleri, rehin sözleşmeleri, icra takiplerinde itirazın iptali davaları, şirketler hukuku uyuşmazlıkları, ticari uyuşmazlıklar, rekabet hukuku uyuşmazlıkları, sözleşmeler hukuku uyuşmazlıkları, iş hukuku uyuşmazlıkları, fikri ve sinai haklar uyuşmazlıkları, tüketici hukuku uyuşmazlıklarında istisnai durumlar hariç olmak üzere tahkim yoluna başvurulması mümkündür.
Öncelikle tahkim yolu hukuk uyuşmazlıkları için öngörüldüğünden ceza davaların ve idari yargının görev alanına giren devlet ile olan uyuşmazlıklar bakımından tahkim yoluna başvurulması mümkün değildir. Bunun yanında tarafların üzerinde tasarruf yetkisi bulunmayan ve taşınmazın aynından kaynaklanan uyuşmazlıklar tahkime elverişli değildir. Yine boşanma, iştirak nafakası, velayet, vesayet gibi aile ve kişiler hukuku uyuşmazlıklarında tahkim yoluna başvurulamaz. Bununla birlikte tarafların üzerinde tasarruf edebilecekleri aile hukuku uyuşmazlıkların tahkime elverişliliği tartışmalıdır.
Tahkim sözleşmesi taraflarca uyuşmazlık doğmadan önce yapılmış olabileceği gibi uyuşmazlık doğduktan sonra da yapılabilecektir. Bu halde taraflar arasında geçerli bir tahkim anlaşması bulunması halinde uyuşmazlık konusuna göre yasal hak düşürücü veya zamanaşımı süreleri içerisinde her zaman tahkim yoluna başvurulabilecektir.
Tahkim sözleşmesi taraflarca uyuşmazlık doğmadan önce yapılmış olabileceği gibi uyuşmazlık doğduktan sonra da yapılabilecektir.
Tahkim yoluna başvurulması ile birlikte uyuşmazlık belirlenen hakem ve hakemler tarafından nihai olarak sonuçlandırılacak ve tıpkı geçerli bir mahkeme kararı gibi hüküm doğuracaktır. Bu sebeple tahkim kararının ilamlı icra takibine konu edilmesi ve tarafların birbirini cebri icra yoluyla ifaya zorlaması mümkündür.
Taraflar tahkim sözleşmesi yapmakla aralarındaki uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözülmesi konusunda irade göstermektedirler. Bu sebeple hem ulusal hem de uluslararası hukuk bakımından mümkün mertebe tahkim iradesinin ve hakem kararlarının hayatta tutulmasına önem verilmektedir. Bu doğrultuda da hakem kararlarına itiraz ve iptal yolu ulusal ve uluslararası düzenlemelerde çok sınırlı haller bakımından uygun görülmektedir. Türk Hukuku bakımından üzerinde durulması gereken en önemli husus uyuşmazlığın esasına ilişkin sebeplerle ve hakem kararının hatalı olduğuna ilişkin gerekçelerle hakem kararının iptal edilmesi mümkün değildir. Ancak kanunda sınırlı sayıda sayılan sebeplerle hakem kararına ilişkin iptal davası açılabilecektir. Bu sebepler ise:
- Uyuşmazlığı tahkime elverişli olmaması,
- Kararın kamu düzenine aykırı olması,
- Taraflardan birinin ehliyetsiz olması,
- Tahkim anlaşmasının geçersiz olması,
- Hakem seçiminin usule aykırı olması,
- Kararın tahkim süresi içerisinde verilmemesi,
- Hakemlerin yetkisiz olması,
- Hakemlerin yetkilerini aşmaları,
- Hakemlerin yetkileri bulunmayan bir konuda karar vermeleri,
- Hakemlerin istemin tamamı hakkında karar vermemeleri,
- Tahkim yargılamasının usule aykırı yapılması ve usule aykırılığın kararına esasına etki etmesi,
- Tarafların eşitliği ilkesinin gözetilmemesi şeklinde kamu düzenine ve usule ilişkin sebepler olarak sınırlı sayıda sayılmıştır.
Tahkim yolunda taraflar uyuşmazlığı kendileri belirledikleri ve uyuşmazlığın alanında uzman hakem veya hakemlerin yardımıyla hızlıca ve ilam niteliğinde bir belge niteliğinde hakem kararı sonlandırma imkanı tanıdığından devlet yargılaması usulüne göre oldukça hızlı ve düşük maliyetli bir uyuşmazlık çözüm yöntemidir. Tahkim yolunda taraflarca yargılama süresi açıkça kararlaştırıldığından uyuşmazlığın ne zaman sona erdirileceği taraflarca açıkça bilinmektedir. Tahkim hakemleri alanında uzman kişiler olduğundan devlet yargısındaki bir kısım bilgi eksikliği riskleri ortadan kalkmakta ayrıca hakemler çok sınırlı sayıda dosyada görev yaptığından hem uyuşmazlığa ayrılan süre artmakta ve bu sebeple devlet yargılamasında yoğunluk sebebiyle oluşan dikkatsizlik ve özensizlik gibi riskler ortadan kalmaktadır. Tahkim yolunda devlet yargılaması kadar katı kurallar uygulanmadığından taraflar kendilerini daha rahat ifade etme fırsatı bulmakta ve adil bir karar çıktığına olan güven sağlanmaktadır. Bu gibi nedenlerle de olası pek çok yargılama riski ve yargılama maliyeti ortadan kaldırılmaktadır.
Tahkim yolunun dezavantajı tarafların tahkim anlaşmasını özenli hazırlamaması, metinde boşluklar ve uygulanması mümkün olmayan hükümlere yer verilmesi gibi sebeplerle yargılama yapılmasının mümkün olmaması, hakemler seçilirken uyuşmazlık konusunda uzman ve tahkim yolunu iyi bilen doğru hakemlerin seçilmemesi, tahkim anlaşmasında belirlenen kurallara uygun olarak sürelere uygun işlemlerin takip edilmemesi gibi haller sebebiyle sürecin doğru yürütülememesi gibi risklerdir. Tahkim yolu sonucunda verilen karar taraflar için bağlayıcı olacağından bu gibi konulara özen gösterilmesi ve alanında uzman bir avukattan yardım alınması önem arz etmektedir.
Tarafların, sözleşme veya sözleşme dışı bir hukuki ilişkiden doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlıkların tamamı veya bir kısmının çözümünün bağımsız ve tarafsız üçüncü kişi konumundaki hakem veya hakem kuruluna bırakılması hususunda yaptıkları anlaşmadır.
Tahkim yargılaması (kanuni istisna haller dışında) halihazırda tarafların karşılıklı anlaşması ile veya ana sözleşmeye konulacak bir hüküm uyarınca başvurulabilecek bir uyuşmazlık çözüm yoludur. Taraflar uyuşmazlıklarının tahkim yoluyla çözülmesinde kurumsal bir tahkim merkezinin kurallarını kabul edebilirler. Bunun yanında taraflar herhangi bir merkeze bağlı olmayan üçüncü bir kişi veya kurulun yardımıyla (ad hoc tahkim) ile de uyuşmazlıklarının çözülmesini isteyebilirler. Tahkim yoluna başvurulması ile birlikte uyuşmazlık belirlenen hakem ve hakemler tarafından nihai olarak sonuçlandırılacak ve tıpkı geçerli bir mahkeme kararı gibi hüküm doğuracaktır. Bununla birlikte hakem kararına itiraz yolu ulusal ve uluslararası düzenlemelerde çok sınırlı haller bakımından uygun görülmektedir.



